İSTANBUL – ABD ve İsrail güçleri, İran’ın batı ve merkez bölgelerinde altyapı hedeflerine yönelik yoğun hava saldırıları düzenliyor. İsrail ordusu, son 24 saatte 200’den fazla hedefi vurduğunu açıklarken, İran’ın İsfahan kentindeki bir fabrika ve Devrim Muhafızları hava üssü gibi noktalar vuruldu; bu saldırılarda en az 15 kişi öldü.
İran hükümeti, saldırılarda 42 binden fazla sivil tesisin hasar gördüğünü, yüzlerce sivilin öldüğünü ve binlercesinin yaralandığını belirterek, özellikle 200’den fazla çocuğun hayatını kaybettiğini duyurdu.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghçi, ateşkes talep etmediklerini ve savunmaya devam edeceklerini ifade etti. İran’ın yeni dini lideri Müçteba Hamaney, ABD ve İsrail’den tazminat talep ederken, Hürmüz Boğazı’nı baskı aracı olarak kapalı tutacaklarını belirtti.
İran, Savaşın 16. Gününde Siccil Füzesini İlk Kez Kullandı
İran Devrim Muhafızları, ABD-İsrail ittifakının İran topraklarındaki hava ve füze altyapısına yönelik yoğun bombardımanına karşılık olarak “Sadık Vaat 4 Operasyonu”nun 54. dalgasını başlattı. Devrim Muhafızları açıklamasında, saldırılarda Hürremşehr, Hayberşiken, Kadir ve İmad gibi ağır savaş başlıklı füzelerin yanı sıra ilk kez Siccil balistik füzelerinin kullanıldığı belirtildi.
Siccil, İran’ın yerli imkanlarla geliştirdiği katı yakıtlı orta menzilli balistik füze sistemlerinden biri olarak öne çıkıyor. İki kademeli katı yakıt motoru sayesinde sıvı yakıtlı modellere kıyasla çok daha kısa sürede ateşlenebiliyor ve mobil platformlardan hızlıca fırlatılabiliyor. Bu özellik, füzenin önceden yakıt ikmali gerektirmemesi nedeniyle hazırlık süresini önemli ölçüde kısaltıyor ve hava saldırıları karşısında hayatta kalma şansını artırıyor. Füzenin menzili 2 bin ila 2 bin 500 kilometre arasında değişirken, savaş başlığı kapasitesi 500-1500 kilogram civarında değerlendiriliyor.
Savaşın ilk aşamalarında İran, daha eski sıvı yakıtlı Şahab ve benzeri sistemleri yoğun biçimde kullandı. Ancak ABD-İsrail koalisyonunun füze üretim tesisleri, depolama alanları ve fırlatma rampalarına yönelik sistematik vuruşları, İran’ın stoklarını hızla eritirken katı yakıtlı rezervleri koruma stratejisini zorunlu kıldı. Siccil’in sahaya sürülmesi, İran’ın kalan kaynaklarını daha etkili ve uzun vadeli bir direniş için tahsis etmeye çalıştığının göstergesi olarak yorumlanıyor.
İsrail tarafında ise hava savunma sistemlerinin bu yeni dalgayı karşılamakta zorlandığına dair işaretler var. Saldırılar Tel Aviv ve çevresindeki kritik noktalara yönelirken, koalisyonun İran içindeki hava üstünlüğünü koruma çabalarına rağmen füze akışının devam etmesi, çatışmanın uzama potansiyelini artırıyor.
Füze Teknolojisindeki Dönüşüm
İran’ın füze envanterinde katı yakıtlı sistemlere geçiş, sıvı yakıtlı füzelerin uzun hazırlık süreleri ve sabit altyapı bağımlılığı nedeniyle hava saldırılarında kolay hedef haline gelmesinden kaynaklanıyor. Siccil gibi modeller, mobilite ve hızlı tepki avantajı sağlayarak İran’ın asimetrik savunma kapasitesini güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu adım, emperyalist güçlerin İran’ın savunma sanayisini hedef alan yıkıcı operasyonlarına karşı teknolojik bir yanıt niteliği taşıyor.
Lübnan’da Hizbullah-İsrail Çatışması
İran’ın eski dini lideri Ali Hamaney’nin 28 Şubat’ta öldürülmesinin ardından 2 Mart’ta Hizbullah’ın İsrail’e füze ve drone saldırıları başlatmasıyla Lübnan cephesi yeniden alevlendi. Bugün İran’dan ve Lübnan’dan İsrail’e yönelik füze ve roket saldırıları devam etti; Tel Aviv dahil merkez bölgelerde sirenler çaldı, bazı noktalarda küçük çaplı hasar ve yaralanmalar meydana geldi. İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyinde ve Beyrut’un güney banliyölerinde Hizbullah altyapısını hedef alan hava saldırıları düzenledi; Al-Qatrani’de füze fırlatma noktaları ve Beyrut’ta komuta merkezleri vuruldu. Gece düzenlenen saldırılarda en az 4 kişi öldü. Lübnan Sağlık Bakanlığı’na göre Mart başından beri İsrail saldırılarında 826 kişi hayatını kaybetti, 106’sı çocuk; 2 binden fazla kişi yaralandı. İsrail, Lübnan’ın güneyinde kara operasyonlarını genişletiyor; Litani Nehri’ne kadar ilerleme ve tampon bölge oluşturma planları tartışılıyor. Hizbullah, sınır köylerinde İsrail birlikleriyle doğrudan çatışmalara girdiğini açıkladı.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
Çatışmalar, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla küresel petrol akışını tehdit ediyor; ABD Başkanı Trump, Körfez ülkelerine boğazı açık tutma çağrısı yaptı ve müttefiklerden destek istedi. Lübnan’da 800 binden fazla kişi yerinden edildi, İran’da milyonlarca kişi iç göç yaşadı.
Saldırılar, İran’ın balistik füze üretim kapasitesini büyük ölçüde yok ettiği yönünde ABD-İsrail açıklamalarına yol açtı. Diplomasi çabaları sonuçsuz kalırken, Umman ve Mısır’ın arabuluculuk girişimleri reddedildi. Bölgedeki gerilim, emperyalist güçlerin kaynak kontrolü ve hegemonya mücadelesinin bedelini yerel halkların ödediği bir tabloyu derinleştiriyor; sivil altyapı tahribatı ve kitlesel yerinden edilmeler, uzun vadeli insani krizleri tetikliyor.






