BERLİN – AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, ABD ve İsrail’in İran topraklarına yönelik yoğun hava bombardımanlarının hukuki ve siyasi boyutunu ele aldı. Kallas, saldırıların somut hedeflerinin kamuoyuyla paylaşılmadığını ve bu belirsizliğin saldırıları uluslararası hukuk açısından meşru olmaktan çıkardığını belirtti. Özellikle Birleşmiş Milletler Şartı’nda öngörülen meşru müdafaa veya BM Güvenlik Konseyi onayı gibi şartların karşılanmadığını ifade etti.
Kallas’ın açıklaması, AB’nin Ortadoğu’daki bu çatışmaya askeri veya lojistik destek verme yönünde bir irade göstermediğini netleştirdi. Avrupa Birliği’nin tutumu, bölgedeki gerilimin tırmanmasının enerji güvenliği, mülteci akımları ve küresel ekonomik istikrar üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek, diplomatik çözüm çağrılarını ön plana çıkardı.
AB’nin savaşa katılmama kararı, Avrupa’nın ABD’nin Ortadoğu politikalarına koşulsuz destek verme döneminin yerini iç çelişkilerin, tekelci sermayenin kapitalist kaygılarının ve çokuluslu tekellerin iç çelişkilerinin daha görünür olduğu bir döneme bıraktığı görülüyor. Kallas’ın meşruiyet vurgusu, emperyalist müdahalelerin hukuki kılıflarla meşrulaştırılma çabasının Avrupa’da da sorgulanmaya başladığının bir işareti. Ancak AB’nin diplomatik çözüm çağrıları, bölgedeki güç dengesizliği ve enerji bağımlılığı nedeniyle sınırlı etki yaratıyor. Saldırıların devam etmesi halinde küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmaların Avrupa ekonomilerini de ciddi biçimde olumsuz etkileyeceği öngörülüyor.






