İSTANBUL – Türkiye’nin çeşitli bölge barolarından oluşan 16 baro, Suriye’nin kuzeyinde (Kobani/Rojava) devam eden çatışmalar ve ağır abluka nedeniyle derinleşen insani krize dikkat çekerek ortak bir açıklama yayımladı. Barolar, Kobani’de sivillerin yaşam hakkının tehdit altında olduğunu belirterek, Türkiye sınırındaki Mürşitpınar Sınır Kapısı‘nın derhal açılmasını ve insani yardımların engelsiz ulaştırılmasını talep etti.
Açıklamada, Kobani’de süren çatışmaların ve ablukanın başta kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve hastalar olmak üzere siviller için hayati tehlike yarattığı belirtildi. Temel gıda, sağlık hizmetleri, barınma ve yakıt gibi ihtiyaçlara erişimin ciddi şekilde kısıtlandığı, kış koşullarının da krizi ağırlaştırdığı ifade edildi. Barolar, Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın kapalı tutulmasının uluslararası insancıl hukuk ve temel insan hakları normlarıyla bağdaşmadığını vurguladı.
Ortak metinde şu ifadeler yer aldı: “Bu koşullar altında, Türkiye sınırları içerisindeki Mürşitpınar Kapısı’nın kapalı tutulması ve Kobanê’ye yönelik insani yardım geçişlerinin engellenmesi, uluslararası insancıl hukuk ve temel insan haklarıyla bağdaşmamaktadır. Bölge baroları olarak; Kobanê’de yaşanan insani krizin daha da ağırlaşmaması için Mürşitpınar Kapısı’nın derhal açılmasını, insani yardımların bölgeye engelsiz şekilde ulaştırılmasını talep ediyoruz. Bu amaçla ilgili tüm mercilere yazılı başvurularımız iletilecek olup, sürecin hukuki ve insani boyutlarıyla takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.”
Katılan Barolar
Açıklamaya Diyarbakır, Van, Hakkari, Şırnak, Mardin gibi bölge barolarının yanı sıra toplam 16 baro imza attı. Bu çağrı, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (HRW) Kobani ve Rojava’daki kitlesel yerinden edilmeler ile insani kriz uyarısının hemen ardından geldi. DEM Parti, CHP’li yetkililer ve çeşitli sivil toplum kuruluşları da benzer şekilde Mürşitpınar Kapısı’nın insani yardım koridoru olarak açılması yönünde çağrılarda bulunmuştu.
Barolar, krizin daha fazla büyümesinin telafisi güç sonuçlar doğuracağını belirterek, hukuki ve insani takipçilik yapacaklarını açıkladı. Şu ana kadar hükümet veya ilgili makamlardan resmi bir yanıt gelmedi.



































