Devrimci Parti’ye Yönelik Operasyon Protesto Edildi

Devrimci Parti ve Dev-Güç'e yönelik gözaltı saldırısının protesto edildiği eylemde, iktidarın devrimci güçlerden korktuğu için saldırılarını artırdığı kaydedildi. Yapılan konuşmalarda, bu saldırılara karşı birleşik mücadelenin gücüyle sokakta hesap sorulacağının altı çizildi.

İSTANBUL – Devrimci Parti ve Gençliğin Devrimci Güçleri’ne (Dev-Güç) yönelik gözaltı saldırısı dün Kadıköy’de bulunan Süreyya Operası önünde, “Varlığımızı tarihten, gücümüzü örgütlülüğümüzden alıyoruz. Gençliğin gücüne yenileceksiniz”, “Devlete, mafya düzenine, sömürgeciliğe meydan okuyoruz. Birleşik mücadelemize yenileceksiniz” yazılı pankartlarla protesto edildi.

Eyleme, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Dilşad Canbaz Kaya, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü, HDP, TÖP, DAF, EHP, KÖZ, Yeni Demokrat Gençlik, SODAP üyeleri katıldı.

ÇUBUK: İKTİDAR DİRENGEN GÜÇLERE TERÖR SALDIRILARINI ARTIRDI

Söz alan Devrimci Parti Genel Başkan Yardımcısı Burcu Gül Çubuk, “AKP/MHP faşizmi kendi açtığı çukurda debelenirken kurtuluşu yine Türkiye halklarına, devrimcilere, işçilere, kadınlara LGBTİ+’lara, gençlere, saldırmakta buldu. Boğaziçi direnişinden bu yana sokağa çıkan dinamik güçlere yönelik, faşizmi yıkma ihtimali bulunan direngen güçlere yönelik terör saldırılarını artırdı” dedi.

HDP İzmir İl Örgütü’ne yönelik faşist saldırıda katledilen Deniz Poyraz’ı anan Çubuk, “Faşizmin hesabı boşa düştü. Türkiye halkları, işçi sınıfı, kadınlar devrimciler, yurtseverler, LGBTİ+’lar, gençler Deniz şahsında mücadeleyi sahiplendi, sokakları doldurdu. Dün partimize yönelik saldırıda bunun bir halkasıdır. Bu saldırı halkasına karşı dün Ankara ve İzmir’de ‘meydan okuyoruz’ dedik. Bugün Kadıköy’de meydan okuyoruz” ifadelerini kullandı.

KAYA: TÜM ZOR AYGITLARIYLA SALDIRIYORLAR

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Dilşad Canbaz Kaya, “Tüm zor aygıtlarıyla saldırıyorlar. HDP İl binasında siyasi cinayet işlendi ve bugün ülkenin içişleri bakanlığı bir açıklama dahi yapmamış. Ama ona bağlı emniyet ve kolluk güçleri devrimcilere, sosyalistlere, yurtseverlere saldırarak gözaltına alıyor. Kime saldırıyor; Maçka’da LGBTİ+’lara, Tozkoporan’da kentsel dönüşüme karşı evlerine sahip çıkan halka saldırıyorlar, gazla copla. Tahammülleri yok. Deniz’in katledildiği yerde il binamız önünde kadınların birlikte mücadelesine bile tahammülleri olmayanlar kadınlara saldırıyor. Hepimize topyekün bir saldırı saldırı konsepti var. Kısaca kendinden olmayan herkese bir saldırı, savaş kopsepti içinde” ifadelerini kullandı.

Bahçeli’nin Deniz Poyraz’ın katliamını meşrulaştırdığı konuşmasını hatırlatan Kaya, “Bir mahkeme kurdular o mahkemede bizleri yargıladılar, infaz ettiler ve bu infazı da meşrulaştırdılar” diye konuştu. Kaya, “Hak biziz haklıyız, direneceğiz kazanacağız” vurgusu yaptı.

ŞENGEL: KORKUYORLAR, YİNE SOKAKTAYIZ

Dev-Güç’ten Ömer Şengel, gençliğin devrimci direnişinden korkulduğu dile getirildi. Şengel, “Gençliğin birleşik mücadelesinden korkuyorlar. Korkuyorlar, bundan dolayı bu kadar zalimler. Gençlik mücadelesinden, 8 Mart’tan, 10 Ekim’den sokakta olmamızdan korkuyorlar. Yine sokaktayız, yine korkuyorlar. Bir yığın polisle gelmişler. Her taraflarından pislik akıyor.”

BMG: KORKU İKLİMİNİ YERLE BİZ EDECEĞİZ

Birleşik Mücadele Güçleri (BMG) adına söz alan Mürüvvet Küçük, “İşçi ve emekçilerin örgütsüz olsa da kendi taleplerine sahip çıktıkları, direnmeyi öğrendikleri ve bu sistemle ilişkilerini giderek kopardıkları bu koşullarda evet korkuyorlar. Bizden korkuyorlar. Ve korkularını bize bulaştırmak istiyorlar; katliamlarla, operasyonlar, gözaltılarla, zindanlarla, işkencelerle. Ama nafile. Artık o eşikler aşıldı” diye konuştu.

Çete lideri Sedat Peker’in ifşalarını hatırlatan Küçük, iktidarın nasıl bir lağım çukurunda olduğunun bir kez daha gözler önüne serildiğini söyledi. “Bu pisliği şimdi bizim Denizlerin dökülen kanıyla kapatacaklarını sanıyorlar” diyen Küçük, tüm saldırılara karşı birleşik mücadeleyle yaratılmak istenen korku iklimini yerle bir edeceklerini kaydetti.

BGM: BU DÜZENİ ÖYLE YA DA BÖYLE YIKACAĞIZ

Birleşik Gençlik Meclisleri (BGM) adına konuşan Çağlar Karabulut,  da “Dün sırf sokakta düşmanla göğüs göğüse gelme cüretini gösterdikleri için Devrimci Parti’den Dev-Güç’ten Dev-Lis’ten Kadınların Kurtuluuş’ndan yoldaşlarımız işkenceyle gözaltına alındı. Gözaltı kararı olmamasına rağmen evde bulunanları bile alıp, işkence uyguladıktan, ajanlık dayattıktan sonra serbest bıraktılar. Biz bunları neden yaptıklarını çok iyi biliyoruz; korkuyorlar” dedi.

Bu saldırılar karşısında boyu eğmediklerinin altını çizen Karabulut, “Birleşik mücadelenin gücüyle bu düzeni öyle ya da böyle yıkacağız” diye vurguladı.

‘DEVRİMCİ PARTİ DİZ ÇÖKMEYENLERİN PARTİSİDİR’

Basın metnini Seher Beytaş okudu. “Devrimci Parti diz çökmeyenlerin partisidir” diyen Beştaş, “İstanbul’da özel harekât ve jandarma tarafından üye ve yöneticilerimizin ikamet ettiği yaklaşık 18 adrese baskın düzenleyen sarayın kolluk güçleri 16 arkadaşımızı siyasi rehine olarak Maslak Jandarma merkezine götürdü. Bir kısmı jandarma merkezinden serbest bırakılırken aralarında parti genel başkan yardımcımız Murat Pircan Yaratan, MYK üyemiz Başak Yeşilot, PM üyelerimiz ve gençlik örgütümüz olan Dev-Güç üyeleri, siyasi rehine olarak, saray rejimince alıkonuldular. Edindiğimiz bilgiler yeni gözaltı saldırılarının yaşanacağı, ellerinde bir listenin var olduğudur” ifadelerini kullandı.

‘SOKAKTA MÜCADELEYE ÇAĞIRIYORUZ’

Beytaş, şöyle devam etti: “Katliamlarına ferman verdiğiniz, tecavüz ve çocuk istismarlarını meşrulaştıran fetvalarınız karşısında kadınların ve çocukların öfkesine yenileceksiniz. Nefret politikalarıyla hedef gösterdiğiniz, yok saydığınız LGBTİ+’ların mücadelesine yenileceksiniz.  İkizdere halkına, yağmaladığınız doğaya yenileceksiniz.  Taybet Ana’ya, Berkin Elvan’a, Uğur Kaymaz’a, Deniz Poyraz’lara yenileceksiniz. Tüm emekçi güçlere, kadınlara, LGBTİ+’lara, devrimcilere, gençlere çağrımız sokakları terk etmeme çağrısıdır. İktidarın amacı ‘provakasyonlarla halkı sokağa çıkarıp kaos yaratmak’ değil, aksine çökmekte olan iktidarını korumak adına sokakları yasaklamak, korku ve ‘terörle’ baskı rejimini sürdürmektir. Bütün ezilenlerin birleşik mücadelesi ile ‘halk iktidarını’ kurmaya, sokakta mücadeleye çağırıyoruz.”

Eylem; “Bu yumruk bükülmez devrimciler yenilmez”, “Yaşasın birleşik mücadelemiz”, “Faşizme karşı omuz omuza” sloganlarıyla sona erdi. (etha)

Exit mobile version