4 Yerine 14 Katlı İmar İzinleri Hangi Bilimsel Gerekçelerle Onaylandı?

Maraş depremlerinin ardından yaşanan felaketin nedeninin yanlış kentleşme olduğunu ve bu felaketten ders çıkarılması gerektiğini belirten Mimarlar Odası, “4 katlı alanlara 14 katlı imar izinleri hangi bilimsel gerekçelere dayanarak onaylandı?” diye sordu.

ANKARA – Maraş Mimarlar Odası, merkez üssü Maraş’in Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan ve 11 kenti etkileyen depremlere ilişkin rapor yayınladı.

12 bin 683’ünün Maraş olmak üzere toplamda 44 bin 374 insanın yaşamını yitirdiğinin ve binlerce insanın da yaralı kurtarıldığının hatırlatıldığı raporda, “Son aktarılan verilere göre Kahramanmaraş’ta 1956’sı merkezde, 1500’ü Elbistan’da, 1448’i Pazarcık’ta, 732’si Türkoğlu’nda, 43’ü Afşin’de olmak üzere toplam 6799 yıkılan ve acil yıkılması gereken bina var. Bu büyük felaket sonucunda Kahramanmaraş’ta her 10 aileden 3’ü evsiz kaldı” bilgilerine yer verilerek, buna karşın yurttaşların eşi benzeri görülmemiş bir dayanışma sergilendiğine dikkat çekildi.

RAPORA RAĞMEN DEPREM RİSKİ DİKKATE ALINMADI

Maraş İnşaat ve Jeoloji Mühendisleri Odaları İl Temsilciliklerinin 26 Ocak 2020’de birlikte düzenlediği deprem çalıştayın anımsatıldığı raporda, “Özellikle Kahramanmaraş kent merkezindeki yapı stokunun depreme hazırlıklı olmadığını, acilen İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Kurulu’nun deprem ile ilgili alt komisyon oluşturulması ve STK’larla birlikte daha etkin hale getirilmesi gerektiğini, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesinde Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Başkanlığının oluşturulması ve aktif olarak çalışmalar yapması gerektiğini bu rapor ile yerel belediyelere ilettik. Maalesef 6 Şubat 2023 tarihine kadar deprem Kahramanmaraş’ın önceliği olamadı” ifadelerine yer verildi.

FELAKETİN NEDENİ YANLIŞ KENTLEŞME

“Birinci derece deprem bölgesi olan Kahramanmaraş’ın 1/1000 imar planı oluşturulurken bugün tartıştığımız zemin değerleri ve fay hattının geçtiği alanlar, ilgili idareler tarafından bilinmiyor muydu? Özellikle Kahramanmaraş merkez, Trabzon caddesi, Doğukent, Boğaziçi ve Üniversite bölgesinde 16 kat imar verilen bölgelerde karşılaştığımız yıkımın sorumlusu bu imar planlarının oluşturucuları değil midir? Çok değil birkaç sene önce dört kat izni verilen alanların on dört katlı imar izinleri hangi bilimsel gerekçelere dayanarak onaylandı? Fay hatları üzerine yeni binalar yapılmaması için uygun imar alanlarının üretilmesi neden bu şehrin önceliği olamadı?” sorularının sorulduğu raporda, yaşanan deprem felaketinin sebebinin yanlış kentleşme olduğuna dikkat çekildi.

Depremin değil binaların öldürdüğünün altının bir kez daha çizildiği raporda, “Bilimin ışığında inşa edilmiş bir kent böylesine yok olabilir miydi?” sorusu sorularak, kayıplarının nedeninin “kader” değil ihmal olduğu vurgulandı.

YARDIMLAR YETERSİZ KALDI

Raporun devamında Mimarlar Odası’nın depreme dair izlenimlerine yer verildi. Raporda, gelen personelin ilk 24 saat Mereş merkez için yetersiz kaldığı belirtildi. Bazı depremzedelerin yakınlarını kendi çabalarıyla çıkarmaya çalıştığının kaydedildiği raporda, depremin 2’nci günü yardım ekiplerinin geldiği fakat ekipman eksikliği ve kötü hava koşulları nedeniyle yetersiz kalındığı aktarıldı.

HİJYEN PROBLEMLERİ

Depremin ilerleyen günlerinde cenazelerin açıkta kalmasından ve çöplerin toplanmamasından kaynaklı hijyen problemlerinin ortaya çıktığının belirtildiği raporda, çadır kentlerde yer alan tuvalet alanlarında da hijyen problemlerinin ortaya çıktığı ve cenazelerini aramaya çıkan yurttaşların da ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kaldığına dikkat çekildi. Depremin üzerinden 20 günü aşkın süre geçmiş olmasına rağmen şebeke sularının hala kullanılacak durumda olmadığına dikkat çekilen raporda, bu problemin bir an önce çözüme kavuşturulması gerektiği vurgulandı.

ŞİMDİYE KADAR KALDIRILAN ENKAZ 410 TON

Acil yıkılması gereken 4 bin 474 binadan 214’ünün yıkımının tamamlandığı, Mereş merkezde toplamda 55 binaya ait enkazın kaldırma işleminin tamamlandığının bilgisinin paylaşıldığı raporda, bu 55 binanın enkazının toplamda 410 ton olduğu kaydedildi. Pek çok hastalığa neden olan asbest maddesinin yıkımlar sonucunda ortaya çıkmaya başlandığının hatırlatıldığı raporda, bu konuda acilen önlem alınması gerektiği ifade edildi.

MERKEZDE 55 BİN 485 KONUTA İHTİYAÇ VAR

Sahada dolaşan teknik personellerin aktardığı verilerin yer aldığı raporun devamında şunlar kaydedildi: “Kahramanmaraş’ın merkez ilçelerinde toplam 10 bin 986 konut yıkılmış, 33 bin 583 konut acil yıkılacak bina olarak, 10 bin 916 konut orta hasarlı bina olarak gruplanmıştı. Maraş genelinde toplam 580 bin bağımsız bölümün 486 bin 776 sının hasar tespit çalışmalarının tamamlandığı ve 81 bin 695’i konut, 17 bin 634’i ticari birim olmak üzere 99 bin 329 bağımsız bölümün kullanılamaz hale geldiği aktarıldı. Bu sayıya 115 bin 846 orta hasarlı bağımsız bölümler eklendiği takdirde Kahramanmaraş yapı stoğunun yaklaşık yüzde 23’ünün kullanılamaz hale geldiği görünmektedir. Kahramanmaraş merkezde yaklaşık 55 bin 485 konut ihtiyacı var.”

‘KENT MERKEZİ İKİNCİ PLANA ATILMAMALI’

Kent merkezinin ivedilikle ayağa kaldırılması ve kent kültürünün sürekliliği için kent merkezi ve iş alanlarının kesinlikle ikinci plana atılmaması gerektiğinin vurgulandığı raporda, “Zemin raporları olumlu gelen Önsen bölgesinde ve Organize sanayiye yakın olan Tomsuklu/ Çınarlı bölgesinde devlet eliyle toplu konut projelerine hızlıca başlanması konusunda elbette hızlı davranılmalıdır. Ancak asgari 55 bin toplu konut ihtiyacının hepsinin merkeze uzak alanlarda karşılanması, kent merkezinin yeniden ayağa kaldırılmasını imkansız hale getirebilir” denildi.

YAŞAMINI KAYBEDENLER İÇİN ANIT TALEBİ

“Bizler başımıza gelen bu felaketten ders almak zorundayız” denilen raporun devamında şu ifadelere yer verildi: “Kentimizin yeniden planlanması sırasında 6 Şubat 2023 Büyük Maraş depreminin izlerinin gelecek nesillere aktarılması gerektiğini düşünüyoruz. Yeni İmar planında Kahramanmaraş’a bu büyük felaketi unutturmayacak, kaybettiğimiz tüm vatandaşlarımız anısına oluşturulmuş bir anıt alanı yapılmasını talep ediyoruz. Şehrimizin yeniden planlanmasında kentsel tasarım ve şehircilik konusunda başarılı akademisyenlerinden oluşan bir bilim kurulu kurulmasını talep etmekteyiz. Kahramanmaraş için, zemine uyumlu kentlerin oluşturulmasının, şehrin ekonomisinin güçlendirilmesinin, tarihi dokunun korunmasının, kentsel hafızanın devamlılığının, tarımsal üretimin hız kesmeden devam edebilmesinin ve kent kültürünün sürekliliğinin öncelendiği bir imar planı oluşturulması gerekmektedir. Alanında uzman kişilerin bir arada olduğu nitelikli bir bilim kurulunun şehrimizin 300 yıl sonrasını sağlıklı şehircilik ilkeleri doğrultusunda inşa etmesi gerekmektedir.

KENTİ AYAĞA KALDIRMAK İÇİN BİZE ÇOK İŞ DÜŞÜYOR

Kahramanmaraş’ın sanayi alanlarının bugün yüzde 80’i ağır hasarlı durumda. Ancak bu yapıların büyük bir çoğunluğu prefabrik yapılar olduğu için lokal iyileştirmelerle bu binalar kullanılır duruma gelebilir. Sanayi yapıları için hızlı bir şekilde aksiyon alınmalıdır. Öncelikli olarak mevcut nüfusun istihdam edilmesi ve sanayi alanlarının bir an önce aktif hale gelmesi şehrimiz için hayati önem arz etmektedir. Kahramanmaraş kent merkezinde ofislerin ve iş yerlerinin olduğu alan yüzde 80 oranında yıkıma uğradı. 568 üyesi bulunan şubemizde ofis sahibi olan toplam 165 üyemizden 41’inin ofisinin yıkıldığını,31’i ağır 10’u orta hasarlı olmak üzere toplam 81 üyemizin ofislerinin kullanılamayacak durumda olduğunu tespit ettik. Binlerce can kaybı yaşanan böyle bir felaketin izlerini silmeye çalışmak elbette çok zor, ancak kentimizi ayağa kaldırmak için bu şehrin mimarları, mühendisleri olarak bizlere çok iş düşüyor.”

Exit mobile version