MANİSA – Manisa’nın Demirci ilçesinde 14 Nisan 2023 tarihinde polis lojmanında başından vurulmuş halde bulunan güzellik salonu işletmecisi Yeşim Akbaş‘ın (27) ölümüyle ilgili tartışmalar sürüyor. Olayın ardından delillerin usulsüzce müdahale edildiği iddiasıyla biri emekli iki polis memuru hakkında açılan “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” davasının ilk duruşması Demirci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Duruşmaya tutuksuz sanıklar Fatih Kara (52) ve Mehmet Köse (33), maktulün annesi Aysun Akbaş, babası Mustafa Akbaş ile ailenin avukatı Hazal Kısa Bilici katıldı. Mahkeme öncesi adliye çevresinde jandarma tarafından geniş güvenlik önlemleri alındığı görüldü.
Sanıkların Savunmaları: “Kasıt Yoktu, Güvenlik Endişesiydi”
Sanık Fatih Kara, olay günü İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis memuru ve Mehmet Köse’nin sicil amiri olduğunu belirterek savunmasında; İhbar üzerine lojmana gittiklerini, sağlık ekiplerinin müdahalesi sırasında kendisinin de yukarı çıktığını söyledi. Doğan Can Yıldız’ın şok halinde olduğunu, silahı eline aldığını ve güvenlik gerekçesiyle aşağı indirdiğini iddia etti. Silahı bezle sararak Mehmet Köse’ye verdiğini, fotoğraftaki gibi yerine konulmasını istediğini savundu. “Kasıtlı bir hareketim olmadı. Doğan Can Yıldız ile hiçbir yakınlığım yoktu, beraatimi talep ediyorum” dedi.
Sanık Mehmet Köse ise 9 aylık polis memuru olduğunu belirterek, Fatih Kara’nın yönlendirmesiyle olay yerine gittiklerini, fotoğraflar çektiklerini ifade etti. Kara’dan aldığı beze sarılı silahı önce polis aracının torpido gözüne koyduğunu, üstlerinin “yerine koyması” yönündeki talimatları üzerine silahı fotoğraftaki konumuna geri bıraktığını anlattı. “Delil gizleme amacım yoktu. Doğan Can Yıldız ile samimiyetim bulunmuyor, suçsuzum” diyerek beraat istedi.
Aile ve Avukatın Tepkisi: “Şüphe Polis Müdahalesinden Kaynaklanıyor”
Aile avukatı Hazal Kısa Bilici, polislerin olay yerinde şerit çekmesi, delilleri koruması gerektiğini ancak silah üzerindeki parmak izlerinin silinmesine, sanığın üstünü değiştirmesine ve ellerini yıkamasına izin verdiklerini savundu.
Sanığa kolonya dökülerek atış izlerinin yok edildiğini, Yıldız’ın yalnız bırakıldığını ve çay-sigara içmesine göz yumulduğunu belirtti.
“Ağır ceza davasında Yıldız ‘şüpheden sanık yararlanır’ ilkesiyle beraat etti. Bu şüphenin nedeni polislerin müdahalesidir. Parmak izleri temizlenmeseydi gerçek ortaya çıkacaktı” diyerek şikayetlerini yineledi ve davaya katılma talebinde bulundu.
Anne Aysun Akbaş ve baba Mustafa Akbaş da sanıklar ile diğer emniyet görevlilerinden şikayetçi olduklarını belirterek kızlarının cinayete kurban gittiğini vurguladılar.
Duruşmada Görüntüler İzlendi ve Duruşma Temmuza Ertelendi
Duruşmada olay günü lojmanda kaydedilen görüntüler izlendi. Bu sırada anne Aysun Akbaş fenalaşarak salondan ayrıldı.
Mahkeme, tanık olarak Nihat Aydın‘ın beyanını aldıktan sonra, ana dava sanığı Doğan Can Yıldız‘ın tanık olarak ifadesinin alınması için talimat yazılmasına, Salihli Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki kasten öldürme dosyasının Yargıtay‘dan dönüşünün beklenmesine karar vererek duruşmayı 7 Temmuz 2026 tarihine erteledi.
Yeşim Akbaş Davasında Delil Karartma İddialarının Detayları
Manisa’nın Demirci ilçesinde 14 Nisan 2023’te polis lojmanında meydana gelen ve 27 yaşındaki Yeşim Akbaş’ın başından vurularak ölümüyle sonuçlanan olayda, delil karartma iddiaları büyük tartışma yaratmış durumda. Bu iddialar, olay yerine ilk müdahale eden polis memurlarının eylemleri etrafında yoğunlaşıyor ve ana dava sanığı Doğan Can Yıldız’ın beraatine yol açan “şüphe”nin temel nedeni olarak görülüyor. İddialar, güvenlik kamerası görüntüleri, tanık beyanları ve savcılık incelemelerine dayanıyor. Aşağıda, iddiaları adım adım detaylandırıyorum:
1. Silahın Yerinin Değiştirilmesi ve Parmak İzi Müdahalesi
Olay yerinde bulunan beylik tabancası (Doğan Can Yıldız’a ait), polis memurları tarafından bezle sarılarak yerinden alınmış ve ekip aracının torpido gözüne konulmuş. Daha sonra, üst amirlerin talimatıyla silah fotoğraftaki orijinal konumuna geri bırakılmış.
Bu işlem sırasında silahın bezle sarılması, parmak izlerinin silinmesine veya bozulmasına neden olmuş. Savcılık, bu eylemin kritik delillerin kaybına yol açtığını belirtiyor; eğer parmak izleri korunmuş olsaydı, Yeşim Akbaş’ın silahta izi olup olmadığı netleşebilirdi.
Güvenlik kamerası görüntüleri, polis Fatih K.’nın silahı bezle alıp dışarı çıkardığını, kısa süre sonra Mehmet K.’ye verdiğini gösteriyor. Mehmet K. ise silahı torpidoya koyduktan sonra yeniden lojmana getirip olay yerine bırakmış.
2. Atış İzlerinin (Barut ve Diğer Kalıntıların) Yok Edilmesi
Sanık Doğan Can Yıldız’ın ellerine kolonya dökülerek atış izleri (barut kalıntıları) temizlenmiş. Bu, olay yerinde polis memurları tarafından yapılmış ve kamera görüntülerinde tespit edilmiş.
Ayrıca, sanığın üstünü değiştirmesine ve ellerini yıkamasına izin verilmiş, bu da potansiyel DNA, barut veya mücadele izlerini ortadan kaldırmış. Aile avukatı Hazal Kısa Bilici, bu müdahalelerin “maddi gerçeğin üstünün örtülmesi” anlamına geldiğini savunuyor.
3. Sanığın Yalnız Bırakılması ve Diğer Usulsüzlükler
Olay sonrası Doğan Can Yıldız, lojmanda dakikalarca yalnız bırakılmış ve hatta çay-sigara içmesine göz yumulmuş. Bu, standart prosedürlere aykırı; sanığın muhafaza altına alınması ve delillerin korunması gerekiyordu.
Polisler, olay yeri şeridi çekmemiş, içeridekileri dışarı çıkarmamış ve delilleri korumak yerine müdahale etmişler. Bu eylemler, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından da eleştirilmiş; başsavcılık, Akbaş’ın intihar değil cinayet kurbanı olabileceğini belirterek beraat kararının bozulmasını talep etmiş.
4. Güvenlik Kamerası Görüntüleri ve Soruşturma Bulguları
Yeni ortaya çıkan kamera kayıtları, delil karartma iddialarını somutlaştırıyor: Silahın taşınması, kolonya dökülmesi ve sanığın serbest hareketleri görüntülerde yer alıyor.
İddianame, bu görüntüleri temel alarak polislerin parmak izi ve atış izi gibi delilleri yok ettiğini belirtiyor. Bu müdahaleler, ana davada “şüpheden sanık yararlanır” ilkesiyle beraate neden olmuş; ancak Yargıtay, delillerin güçlü olduğunu savunarak bozma talep ediyor.
5. Duruşma ve Sanık Savunmaları
Demirci Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki davada sanıklar Fatih K. ve Mehmet K., eylemlerinin “güvenlik endişesi” kaynaklı olduğunu iddia ederek kasıt olmadığını savunmuşlar. Fatih K., Yıldız’ın şok halinde silahı eline almaya çalıştığını, bu yüzden aşağı indirdiğini söylemiş.
Ana Dava ve Delil Tartışmaları
Yeşim Akbaş, polis Doğan Can Yıldız‘a ait beylik tabancayla başından vurulmuş halde bulunmuş, Yıldız önce tutuklanmış ancak 12 Temmuz 2024‘te Salihli Ağır Ceza Mahkemesi’nde “şüpheden sanık yararlanır” ilkesiyle beraat etmişti. Dosya Yargıtay incelemesinde.
Sonradan ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntüleri, silahın yerinin değiştirildiğini, sanığa kolonya döküldüğünü göstermiş ve delil karartma iddialarını güçlendirmişti. İddianame, 10 Eylül 2025’te mahkemeye gönderilmişti.
