Ölüm Orucundaki Didem Akman’ın Annesi Konuştu

Cezaevi koşullarının düzeltilmesi için 18 Şubat’ta açlık grevine başlayan ve eylemini ölüm orucuna dönüştüren İzmir Şakran Kapalı Kadın Cezaevi’nde olan Didem Akman savcılık kararıyla zorla kaldırıldığı Yeşilyurt Hastanesi’nde tutuluyor. Refakatçi olma talebi kabul edilen annesi Zülfiye Akman, Didem’in durumuna ilişkin ajansımıza konuştu.  

‘Bizi buraya daha çabuk ölelim diye getirdiler’ 

Uzun süre bekletildikten sonra plastik brandaların arkasından Didem’le görüşebildiklerini belirten Zülfiye,  sıcak havaya rağmen Didem’e ince bir battaniye örtüldüğünü söyledi. 15 gün önceki kapalı görüşte Didem’in 33 kilo olduğunu şimdi daha da zayıfladığını kaydeden Zülfiye, Didem’in söylediklerini şu şekilde aktardı: “Bizi buraya öldürmek için getirdiler. Bir avuç havamız bir avuç güneşimiz vardı ikisini de elimizden aldılar. Burada çabuk ölelim diye getirdiler. Orada refakatçi istedim vermediler. Burada refakatçi verdiler ama güneşimi elimden aldılar. Bizi buraya işkence olsun diye getirdiler. Benim orada buzdolabım vardı televizyonum vardı. 1 saat havalandırmam vardı. Arkadaşlarım bana bitki çayı hazırlayıp veriyorlardı balkondan. Buzdolabına koyuyordum soğuk içiyordum. Bana sesleniyorlardı güç veriyorlardı. Ama burada kimse yok. Gece mi gündüz mü bilmiyoruz. Sıcak su veriyorlar. Çay içe içe midem ağrıdı. Ağzımda yaralar yoktu, iki günde yaralar oluştu. Çayımı yapamıyorum şeker yiyemiyorum.” 

Hastanede virüs kapma riski var 

Hastaneye getirildikleri günden bu yana Didem’in uyuyamadığını ifade eden Zülfiye, “Didem ‘hava almak için pencereyi açıyorum bu sefer kapatacak gücüm yok’ dedi. Banyo yapacak gücü yok. 3 gündür üzerindekilerle duruyor. Bir kişi paspas edip gidiyor ardından içeriye hemşire ve doktorlar doluşuyor 5-6 kişi birden ve onlar hastaneye gidip geliyor. Virüs taşıma riski var. Gardiyanlar da 3-4 kişi birden geliyor. Onlara ihtiyacım olduğunda ise kimse yok. Yataklar batıyor bize diyor” şeklinde konuştu.  

‘Tecrit kaldırılsın’ 

Didem’in cezaevlerindeki koşulların düzeltilmesi, yaşamak ve yaşatmak için ölüm orucunda olduğunu söyleyen Zülfiye, “Didem, ‘Ebru öldü, Helin, İbrahim, Mustafa öldü. Bizi de öldürmeyin’ dedi. Didem’in talepleri kabul edilmeyecek talepler değil. Günde 4 saat havalandırma cezalarla kısıtlanmasın. Ağır tecrit kaldırılsın. Görüşçüler beraber girebilsin. Arkadaşları ile görüşebilsin. Onların da sohbete ihtiyacı var. Hasta tutsaklar kafes içinde değil arabanın içinde oturarak götürülsün. Didem ‘yaşam hakkımızı verin’ diyor. Ölüm orucunu onaylamıyorum ama bunu cezaevindeki tüm tutsaklar için istiyor. Kızımın taleplerinin arkasındayım. İnsanlar sesimize ses olun bana değmeyen yılan bin yaşasın tavrı doğru değil. Kamuoyu Didem’i unutmasın. 24 saatte 1 saat havalandırmaya hangi insan dayanır?” dedi. (Jinnews/Melike Aydın)

Exit mobile version