Ankara 1 Mayıs’ı: Bu Düzen İşçilerin Öldüğü Bir Düzen! Yan Yana Gelmek Zorundayız!

Ankara Tandoğan Meydanı’nı dolduran onbinler, “Direne direne kazanacağız” sloganıyla 1 Mayıs’ı kutladı. Alanda “Birlikte kazanacağız” mesajı veren kalabalık, daha sonra Kızılay Meydanı’na yürüdü.

ANKARA – Ankara Tandoğan Meydanı’nda “Birlikte Değiştireceğiz” şiarıyla gerçekleştirilen 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı kutlamasına, on binler Atatürk Kültür Merkezi (AKM) ve Kazım Karabekir Caddesi’nde oluşturdukları kortejlerle katıldı. İki yıl aradan sonra yapılacak kutlama için on binler AKM önünde toplandı. Tandoğan alanına erken gelen emekçiler, yurttaşlar da kortejlere girmek için AKM önüne geçti.

TÜM KENT ALANDA

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Tabipler Birliği (TTB), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) öncülüğünde gerçekleşen mitinge sol, sosyalist partiler, sendikalar, Ankara Barosu, hukuk örgütleri, üniversite öğrencileri, gazeteci sendikaları, Ankara Belediye Çalışanları Derneği, Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi, Birleşik Metal İş, Demokratik Aleviler Derneği, Türkiye İşçi Partisi (TİP), Halkların Demokratik Partisi (HDP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Türkiye Komünist Partisi (TKP), Halkevleri, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP), Emek Partisi (EMEP), Kaldıraç, Devrimci Parti, Alınteri, Birleşik Mücadele Güçleri (BMG), Mimoza Kadın Derneği, Kadın Savunma Ağı, Beşiktaş Çarşı Grubu, Mülkiyeler Birliği, Ankara Dersimliler Derneği, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve çok sayıda emek, meslek örgütü katıldı.

Tuzluçayır’dan gelen ve girişleri engellenen kitle de direnerek, alana kadar yürüyüşle girdi.

ORTAK MÜCADELE VURGUSU

Kortej halinde yürüyen kitle sık sık, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam”, “Yaşasın 1 Mayıs” sloganları atarken, “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz”, “Biz de kamu emekçisiyiz kadro verilsin”, “Eşitlik özgürlük, dayanışma, barış”, “Herkese güvenceli iş güvenceli gelecek”, “Zamlara karşı birlikte mücadeleye”, “Çırak değil çocuk”, “Yalan, talan bitirdiniz doğayı ulan”, “Çocuk işçiliğine son”, “En güzel şiir barıştır”, “Cinsiyetçi dile hayır”, “Sayenizde tesadüfen yaşıyoruz” dövizleri ve çok sayıda sendikanın bayrakları taşındı.

ÇOCUKLAR DA ALANDA

Emekçiler alana çocuklarıyla geldi. Çocukların ellerinde 1 Mayıs dövizlerini taşıması renkli görüntüler oluşturdu. Alana emziğiyle gelen bir bebek, “Bez, mama, özgürlük” dövizi taşıdı.

Alana giriş yapan Enerji-Sen Üyesi Mehmet Alî İçindere, polisler tarafından darp edildi.

TANDOĞAN DİRENİŞ SLOGANLARI İNLEDİ

Alana girişlerin tamamlanmasıyla sık sık, “Direne direne kazanacağız”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam” sloganları atıldı.

Polisler sık sık programın başlaması, alana kortejlerin girmesi için Tertip Komitesi’ni taciz etti.

GEZİ DİRENİŞÇİLERİNDEN DİRENİŞ MESAJI

Gezi Davası’nda tutuklanan insan hakları savunucularının mesajları okundu. Silivri ve Bakırköy Cezaevi’nden gelen mesaj da, “İşçi sınıfının birlik mücadele günü kutlu olsun. 1 Mayıs’ı 1 Mayıs gününde kutlayacağımız meydanlarda olacağız. Zulme karşı direneceğiz, Birlikte kazanacağız. Eşitlik demokrasi mücadelemiz kazanacak” ifadeleri yer aldı.

1 MAYIS MARŞI SÖYLENDİ

Miting emek ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler için saygı duruşu ile başladı. Saygı duruşu “Faşizme karşı omuz omuza” sloganlarıyla son buldu. 1 Mayıs Marşı hep bir ağızdan okunmasıyla mitingin startı verildi.

GEZİ DAVASI’NA TEPKİ

KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Hüseyin Köklü yaptığı açılış konuşmasında, “Bir tarafta salgın, bir tarafta da her geçen gün ağırlaşan ekonomik kriz emekçilerin yaşamının üzerine adeta bir karabasan gibi çöktü. Yaşanan onca yoksulluk varken birileri ballı ihalelerle, aldıkları üçer beşer maaşlarla, vergilerimizle yapılan saraylarda sefa sürmekte. Tek adam rejimi sefa sürdükleri düzen bitmesin diye özgürlüklerimize, haklarımıza saldırıyor. İtiraz edeni, hayır yapamazsınız diyeni yok etmeye çalışıyor” dedi. Gezi Davasına verilen hapis cezalarına tepki gösteren Köklü, yandaş hakimlerin Gezi parkında direnişin en güzelini, dayanışmanın en içtenini, paylaşmanın en koşulsuzunu gösterenlere ceza yağdırdığını söyledi.

‘BU DÜZEN BÖYLE DEVAM ETMEYECEK’

“Ancak, saraylarda oturanlar iyi bilsinler; bitmedi sürüyor o kavga ve sürecek” diyen Köklü’nün çağrısıyla 1 Mayıs alanından alkışlarla Gezi Davasında hapis cezası verilenlere destekte bulunuldu. Köklü, “Sadece arkadaşlarımız değil bu harami düzenin sahipleri de duysun. Duysun ki uykuları kaçsın. Emekçilerin kendi yaşamlarına sahip çıkmak için ayağa kalktığını görsün ki bu düzenin böyle devam etmeyeceğini anlasın” dedi.

GEZİ’DE YAŞAMINI YİTİRENLER UNUTULMADI

Köklü’nün konuşmasının ardından Gezi direnişinde yaşamını yitirenler için, “Mausa Limanı” şarkısı okundu. Ardından “Çav Bella” ezgisi hep birlikte söylendi. Ezgiler “Faşizme karşı omuz omuza” sloganlarıyla son buldu.

‘BİR MAYIS’TA BİRARADAYIZ’

DİSK Ankara Temsilcisi Tayfun Görgün ortak açıklamayı okudu. “İşte yine buluştuk” diyen Görgün, “Zamlara hayır diyenler, emeği, işi, sendikal haklar için direnenler, emek barış, demokrasi özgürlük ve adalet mücadelesinde diz çökmeyenler, İstanbul Sözleşmesini savunan kadınlar, üniversiteler bizim diyen gençler, savaşa karşı barışı savunanlar, boyun eğmeyen tabipler, sağlık emekçileri, işsizliğe mahkum edilenler, çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakacağız diyen kamu emekçiler, 1 Mayıs’ta birlikteyiz” sözleriyle kitleyi selamladı.

‘YARINLARIMIZA HOŞ GELDİNİZ’

Görgün, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gezi’de kentin değerinden, yeşilinden doğasından vazgeçmeyenler, toprağına, deresine sahip çıkanların yol arkadaşları Soma’da madencilerin kardeşleri, Medeni Yıldırım’ın, Ali İsmail Korkmaz’ın kardeşleri hoş geldiniz. Bir mayıs 1977’de Çorum’da, Sivas’ta, Suruç’ta, Diyarbakır’da 10 Ekim’de katledilenlerin Berkin Elvan’ların gözyaşları ve öfkesi hoş geldiniz. Hak verilmez alınır diyen inadımız, incilsen de incenme diyen inceliğimiz, kurtuluş yok diyen dayanışmamız, umutlarımız yarınlarımız hoş geldiniz.”

‘BU DÜZEN İŞÇİLERİN ÖLDÜĞÜ BİR DÜZENDİR’

Sendikal hak ve özgürlüklerin yok sayıldığı, grevlerin yasaklandığı, sayısı 10 milyona ulaşan işsizlerin “geçinemiyoruz, ödeyemiyoruz” çığlıklarına aldırmadan, işsizlik fonundaki paraların patronlara aktarıldığını söyleyen Görgün, “Bu düzen, iş güvencesinin devlet eliyle yok edildiği tek emirle, herkesin ama herkesin işsiz kalabildiği bir düzendir. Bu düzen emeğin, doğanın, kentlerin, tarımın, eğitimden sağlığa tüm temel hakların, sınırsız kar ve rant arzusuna teslim edildiği bir kara düzendir. Soma’dan, Ermenek’ten, Şirvan’dan ders çıkarmayan, işçi sağlığı ve iş güvenliğini sermayenin kar hırsına terk eden, her yıl 2 bin 500 işçinin, çalışırken öldüğü bir düzendir” diye belirtti.

Bu düzenin çocuk işçilerin, çocuk gelinlerin, istismarın, çocuklarını yurt yangınlarında yitiren anaların feryadının duyulmadığı bir düzen olduğuna dikkat çeken Görgün, “Halk işsizlikle, yoksullukla, salgınla, ödenemeyen faturalarla mücadele ederken ülkemizin tüm kaynakları; bankaların kasalarını doldurarak, şirketleri ihalelerle besleyerek patronlara akıtmaya devam ediyor. Bu düzenin çarkları sermayeye sömürecek ucuz emek, yağmalanacak doğa, talan edilecek kentler yaratmak üzere dönüyor” ifadelerini kullandı.

‘İNSANCA YAŞAMAK İSTİYORUZ’

Elektrikten, doğalgaza, benzinden gübreye, iğneden ipliğe her şeye her gün zam yapanların halka “bekleyin, sabredin düzelecek, geçecek” sözlerini anımsatan Görgün, “Fakat faturalar, kiralar, borçlar, mutfak beklemiyor. Elektriği kesilmiş milyonlarca insan neyi bekleyecek, nasıl bekleyecek. İşsizler neyi bekleyecek. Hayır beklemeyeceğiz. Hayır itiraz ediyoruz. Geçinmek istiyoruz, insanca yaşamak istiyoruz ve 1 Mayıs kürsümüzden hep birlikte haykırıyoruz” diye konuştu.

TALEPLER

Görgün, taleplerini şöyle sıraladı:

“*Elektrik, su, doğalgaz ve internet faturalarına yapılan zamlar geri alınmalı, faturalar tüm vergilerden muaf tutulmalıdır.

*Asgari ücret başta olmak üzere tüm ücretler artırılmalı, en düşük emekli aylığı en az asgari ücret düzeyine çekilmeli, EYT’lilerin emeklilik hakları verilmelidir.

* Ücretlerin üzerindeki vergi yükü azaltılmalı, adil bir vergi düzeni kurulmalıdır.

*Tüm güvencesiz çalıştırma biçimlerine son verilmeli, herkese güvenceli istihdam sağlanmalıdır.

* Anayasal hakkımız olan örgütlenme özgürlüğü önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.

*Kamu varlıklarının özelleştirilmesinden vaz geçilmeli, eğitim, ulaşım, sağlık başta olmak üzere tüm kamu hizmetleri devlet eliyle ücretsiz verilmelidir.

* Kamu kaynakları ile büyütülen tarikat yurtları kamulaştırılarak gençlerin yurt ve barınma sorunları çözülmelidir.”

‘BİZ KAZANACAĞIZ’

Özgürlüğü ve kamuculuğunun yanı sıra savaşlara karşı, kadına yönelik her türlü şiddete karşı çıkacaklarını, İstanbul Sözleşmesi’ni savunacaklarına vurgu yapan Görgün, “Halkları birbirine boğazlatan, işçinin ekmeğini küçülten, çocukları öksüz ve yetim bırakan, bir avuç kapitalistin savaşı fırsat bilerek daha fazla sömürmesine hep birlikte hayır diyeceğiz. Halkları birbirine düşmanlaştıran emperyalizme ve emperyalistlerin savaş kışkırtıcılığına, faşizmi tekrar tekrar hortlatmak isteyen işbirlikçilerine asla izin vermeyeceğiz. Savaşa karşı yaşamdan, düşmanlığa karşı kardeşlikten vazgeçmeyeceğiz. Bu düzene itirazı olan bizler birleşirsek, bu düzenden güçlüyüz. Biz birleşirsek zamlar geri alınır. Dayanışmayı büyütürsek emeğimizin hakkını alırız. Ve bu meydandan birbirimize, çocuklarımıza, tüm yitirdiklerimize sözümüz olsun ki, biz haklıyız, birleşeceğiz ve biz kazanacağız” sözlerini kullandı.

Görgün konuşması, “Bu düzen böyle gitmez birlikte değiştireceğiz” sloganıyla son buldu.

KAYYIMLARA TEPKİ

Ortak metnin Kürtçesi de okundu. Metnin Kürtçe halinin okunması öncesi HDP’li belediyelere atanan kayyımlar ve tutuklu siyasetçilerin durumuna da dikkat çekilerek, mücadele mesajı verildi.

KHK’LİLERDEN DİRENİŞ MESAJI

Kanun Hükmünde Kararnameyle (KHK) işinden ihraç edilenler adına da Deniz Keleş söz aldı. Türkiye’de 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen Darbe Girişimi ardından devreye konulan KHK’lere dikkat çeken Keleş, “OHAL KHK’leri ile yüzbinlerce emekçiyi sorgusuz, sualsiz bir şekilde işlerinden ederek adeta yargısız infaz uygulandı. Çok sayıda sivil toplum kuruluşları kapatılmış, belediyelere kayyımlar atanarak halkın iradesi gasp edilmiş, dernekler ve televizyon kanalları kapatılmıştır. Bu durum hali hazırda ekonomik gücünü kaybeden ihraçların da izole bir alana sıkıştırmalarına neden olmuştur” dedi.

‘HAKLIYIZ’

İhraç edilenlerin sivil ölüme mahkum edildiğini dile getiren Keleş, “Yaşanan ekonomik krizin faturasını halka ödetmeye çalışan AKP hükümeti, gittikçe otoriteleşerek iktidarın baskı yoluyla sürdürmeye çalışmaktadır. Emeğimizi çalanlardan, sosyal hayattan bizi izole etmeye çalışanlardan bir gün hesap sorulacaktır. Haksızlığa uğrayan yüzbinlerce KHK’li emekçiler olarak yaşadığımız tüm sıkıntıların üstesinden sendikal dayanışmamızı daha da büyüterek geldik” ifadelerini kullandı. “Savaş çığırtkanlığı yapanlara inat, halklar barış istiyor diyen barış akademisyenleriz” diyen Keleş, “Bugün olduğu gibi tüm emekçiler birleşerek bir mayıs meydanlarında ve her yerden demokrasiyi yeniden inşa edeceğiz. Biat etmedik, boyun eğmedik. İşimize geri döneceğiz, direnenler kazanacak, haklıyız biz kazanacağız” diye konuştu.

‘EMEK ALANINDAN GELİYORUZ’

Enerjisa’da işten atılan Mehmet Ali İçinder de şunları söyledi: “Bizler ortaklığı işçi olanlarız farklığımıza rağmen aynı sınıfın ortaklarıyız. Hepimiz emek üretiyoruz, hayatın her alanında bütün yaşamın her gün yeniden yeniden üretiyoruz. Ama maalesef istediğimiz hayatları yaşamıyoruz, hepimiz ay sonu düşünüyoruz. Kısacası yaşayamıyoruz. Bu duruma isyan etmekte son derece haklıyız. Memleketin dört bir tarafından farklı işçiler gösterdik ki bu düzen böyle gelmiş ama böyle gitmez. Herkesin gözünün işçilere vesile olan direnişçilerden geliyoruz. Pandemi de Kod 29 zulmüne kafa tuttuğumuz yerlerden geliyoruz. Tren garında, yemek sepetinden enerji işçisinin emeklerinden geliyoruz.”

‘YAN YANA GELMEK ZORUNDAYIZ’

Herkesin aynı mücadele kardeş olduklarını aktaran İçinder, ekledi: “Bu memlekette işçilerimize verilen praganlara parçalama elimize almak için örgütleniyoruz. Sendikalaşıyoruz. Mücadele ediyoruz. İnsanca yaşamak, güvenceli çalışmak istediğimiz için. Bizi esir alan siyasete, patron düzenine kafa tutuyoruz. Kendi sendikalarımızda birleşiyoruz. Biz sıkı bir disiplinle yan yana gelmek zorundayız. Yeni bir düzeni kurmak için yürüyelim. Üretin biziz, yönetende biz olacağız.”

Miting Grup Kibele’nin sahne almasıyla son buldu.

KIZALAY’A YÜRÜYÜŞ

Mitingin ardından binlerce kişi “Örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yemez” sloganı eşlinde Tandoğan’dan Kızılay Meydanı’na yürüdü.

Exit mobile version